Atatürk ve Türk Gençliği 5

Atatürk ve Türk Gençliği 5
1+

Atatürk, Türk gençliğine hitab ederek düşüncelerini şu anlamlı sözlerle dile getirmiştir:

“Ey Türk Gençliği! Birinci vazifen Türk istiklâlini, Türk Cumhuriyeti’ni, ilelebet muhafaza ve müdafaa etmektir.

Mevcudiyetinin ve istikbâlinin yegâne temeli budur. Bu temel, senin, en kıymetli hazinendir. İstikbâlde dahi, seni, bu hazineden, mahrum etmek isteyecek, dahilî ve haricî, bedhahların (kötülük isteyenler) olacaktır. Bir gün, istiklâl ve cumhuriyeti müdafaa mecburiyetine düşersen, vazifeye atılmak için, içinde bulunacağın vaziyetin imkân ve şeraitini düşünmeyeceksin! Bu imkân ve şerait, çok nâmüsait bir mahiyette tezahür edebilir (ortaya çıkabilir), istiklâl ve cumhuriyetine kastedecek düşmanlar, bütün dünyada emsali görülmemiş bir galibiyetin mümessili olabilirler. Cebren ve hile ile aziz vatanın, bütün kaleleri zaptedilmiş, bütün tersanelerine girilmiş, bütün orduları dağılmış ve memleketin her köşesi bilfiil işgal edilmiş olabilir. Bütün bu şeraitten daha elîm ve daha vahîm olmak üzere, memleketin dahilinde, iktidara sahip olanlar gaflet ve dalâlet ve hatta hıyanet içinde bulunabilirler. Hattâ bu iktidar sahipleri şahsî menfaatlerini, müstevlilerin (istilacıların) siyasî emelleriyle tevhid edebilirler (birleştirebilirler). Millet, fakr-ü zaruret içinde harap ve bîtap düşmüş olabilir.

Ey Türk istikbâlinin evlâdı! İşte; bu ahval ve şerait içinde dahi, vazifen; Türk istiklâl ve Cumhuriyeti’ni kurtarmaktır! Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda, mevcuttur!

Görüldüğü gibi, Atatürk, Türk gençliğine seslenirken anlattığı durum ve çizdiği tablo, Osmanlı Devleti’nin Birinci Dünya Savaşı’ndaki mağlubiyetiyle birlikte ortaya çıkan karanlık manzaradır. Hitabede bu karanlık günlerin, Türk Milleti’nden alınan güçle aydınlığa dönüştürüldüğünü, bu aydınlığın sürekli kalmasını sağlayacak ve Türk milletini daha güzel yarınlara kavuşturacak gücün de Türk gençliğinin olduğunu belirtmektedir. Ancak, Atatürk burada haklı olarak gelecek için bazı uyarılarda bulunmaktadır. Öyle ki, her zaman Türk istiklâlini ve Cumhuriyeti’ni yok etmek isteyen iç ve dış güçlerin ortaya çıkabileceğini, zorla ve hile ile aziz vatanımızın önemli kurum ve kuruluşlarının ele geçirilebileceğini, hatta memleketimizin her tarafının bilfiil işgal edilebileceğini, iktidara hakim olanların gaflet ve dalâlet, hatta hıyanet içinde bulunabileceklerini, ya da bazı yetkililerin şahsî menfaatlerinin düşmanların siyasî emelleriyle birleşebileceğini hatırlatmaktadır. Ayrıca bu durum ve daha zor şartlar içinde dahi, Türk gençliğinin en önemli görevinin, Türk istiklâl ve Cumhuriyeti’ni sonsuza kadar korumak ve savunmak olduğunu açık bir tarzda bildirmektedir. Diğer taraftan Türkiye Cumhuriyeti’ni ilelebet muhafaza ve müdafaa etmek için gerekli kudretin, Türk gençliğinin damarlarındaki asil kanda mevcut olduğunu ifade ederken, Türk gençliğine olan sarsılmaz inancını ve Türk milletinin tarihî derinliklerinden gelen gücünü, büyük bir hitabet örneği olarak ortaya koymuştur.

Yazar: Okan Onur

Sosyal Medyada Paylaş Facebook Twitter Google+


Eklenme Tarihi: 13 Ağustos 2020

Facebook Yorumları

Konu hakkında yorumunuzu yazın